/Adacık Naklinde Yeni İlerlemeler – Tip 1 Diyabet Tedavisi

Adacık Naklinde Yeni İlerlemeler – Tip 1 Diyabet Tedavisi

Adacık Nakli tip 1 diyabet tedavisi için uzun zamandır varolan umutlu bir yöntem. Kısaca değinmek gerekirse insülin üreten beta hücrelerini içeren langerhans adacıkları diyabetli hastalara nakledilir. Başarılı olunduğu vakit Hasta tamamen insülin kullanmayı sonlandırabilir veya azaltabilir.

Tedavi her ne kadar umut Vaad edici olsa da geriye birçok engel kalıyor. Özellikle başka birinden alınan naklin uygunluğu sınırlı ve zorlu seçim sürecine tabi tutuyor. Nakil yapılacak kişiler için bilhassa tedavinin etkinliği uzun sürmüyor. Çünkü bağışıklık sistemi saldırarak buna engel oluyor. Bağışıklık Engelleyici Tedaviler hücreleri korumaya yardımcı olsa da istenmeyen yan etkileri olabiliyor.

Aşağıda sizlere bahsedeceğimiz İnsülin üreten hücrelerin kaynağı ve Nakletme Yöntemleri , İmmünreaktiviteyi hafifletme gibi yeni ilerlemelerin Nakli daha etkili yapacağı düşünülüyormuş.

İşte yapılan araştırmaların hepsi ;

Beta Hücrelerin Kaynağı Kök Hücreler : 

Wisconsin Üniversitesi tıp Fakültesi ve halk sağlığından Dr. Jon Odorico , İmplantasyon öncesi kök hücreleri büyütme ve beta hücreleri haline getirme stratejileri dahil devam eden çalışmaları ele almış. ( insanlar için )

Dr Odorico, kızının tip 1 diyabetli oluşunu ve gelecek hücre naklinin kök hücreler olduğuna ciddi biçimde inandığını paylaşmış.

hücrenin olgunlaşmasını ve performansını sağlayan ve onların immünojenisitesini ( antijen gibi yabancı moleküllerin bağışıklık tepkisine neden olan gücü ) azaltma protokolleri yapım aşamasındaymış.

Son çalışma , yerleştirilir yerleştirilmez tamamen olgunlaşabilen pankreatik adacık benzeri kümelerin gelişmesiyle sonuçlanmış. Önceki stratejilere oranla nakiller farelerde daha hızlı tedavi oranı sağlamış. Söylediklerine göre  T hücrelerin aracılık ettiği hücrelerin yok edilişini azaltma çalışmaları devam ediyormuş. 

Anahtar Kelimeler :

İmmünojenisite : Antijen gibi yabancı moleküllerin bağışıklık tepkisine neden olan gücü. Yani aslında vücudumuza dışardan yabancı bir madde geldiğinde bağışıklık sistemi buna karşı antikor oluşturur.

Antikorlar : vücuda giren yabancı maddeleri yok etmek için oluşturulan bir savunma maddesidir.

Resim : www.ua.edu / Alabama Üniversitesi

Genetik Yapısı Değiştirilmiş Domuzlar Beta Hücrelerin kaynağı Olacak :

Alabama Üniversitesinden Dr. David Cooper

ve Araştırma Ekibi başkasından alınan hücreleri ve nakile karşı bağışıklık sisteminin tepkisini en aza indirgeyecek organları elde etmek için özel genleri azaltma veya ekleme üzerinde çalışıyormuş.

ve Kendisi teknolojinin kayda değer bir potansiyeli olduğuna inanıyormuş. 

Çalışmalarını takip ediyoruz ve bir gelişme olduğunda sizlere aktaracağız.

Hidrojenin içine yerleştirilen Beta Hücre Dizisi :

MIN6 hücre dizisi , iyi karakterize edilmiş insülin salgılayan bir beta hücre dizisidir. ( farelerden türemiş ) Chang Gung Memorial hastanesinden Araştırmacılar farenin cilt altından MIN6 hücrelerini nakletmek için kullandıkları mPEG-Ala hidrojel üzerine araştırmalarını izah etmişler.

Bu Çalışmada :

Araştırmacılar , Hücrelerin  mPEG-Ala hidrojeninin içindeyken Deri altı hücre naklini yapmak mümkün mü Yani yapılabilir mi bunu göstermişler.

Sonuçlar nakilden 41 gün sonra hücrelerin hala insülin salgıladığını göstermiş.

Bu ön Araştırma olmasına rağmen gelecekte daha etkili olacak nakil işlemleri için umut vaad ediyormuş.

Resim : Kore Katolik Üniversitesi st.Mary hastanesi / https://health.medicalkorea.or.kr

Kapsülleme Nakillerin Kıyaslaması ( Bağışıklık engelleyici varken ve yokken )

Kore Katolik Üniversitesi st.Mary hastanesi Araştırmacıları çalışmalarında önceden nakil edilen adacıkları bağışık saldırısından korumak için aljinat kapsüllerini kullanmış. Bu Aljinat kahverengi denizyosunun ‘ da bulunuyormuş. ve ilaç iletimi , doku mühendisliği gibi biyomedikal uygulamalarda kullanılıyormuş.

Araştırmacılar çalışmanın etkililiğini bağışıklık engelleyici ilaçlar ile ve olmadan değerlendirmiş. Ve kapsüllemeye karşın bu ilaçların naklin etkinliğini fazlasıyla arttırdığını keşfetmişler. 

Yani aslında şuanki kapsüllü adacıkların klinik uygulamaları söz konusu olduğunda bu çalışma diğerlerinden daha çok tedaviyle alakadar olabilir. 

Sonuçlar ,  kapsülleme tedavilerini daha etkili geliştirmeye devam etmek gerektiğine işaret ediyor.

Çalışmalar nasıl ilerleyecek hep birlikte göreceğiz.

Resim : Alabama Üniversitesi

Tannik Asit kullanarak Adacık Kapsülleme :

Tannik Asit doğal olarak meşe ağaçlarında bulunur. Bu asit diğer domuz adacıklarını içeren birleşimle birlikte kullanılmış ve diyabetli bir fareye yerleştirilmiş. Alabama Üniversitesi Araştırmacıları bu tannik asidin bir immünmodülatör antioksidan olduğunu ve bağışıklık saldırısın’a karşı koruma sağladığını ifade etmiş.

Verdikleri rapora göre Kapsüllü nakiller farede uzun süre gitmiş ve öglisemiyi yenileştirmiş.

Bu yeni bir kapsülleme stratejisiymiş. ve Araştırmacılar sonuçların adacık kapsüllemesinin işlevini devam ettireceği ve nakledildikten sonra nakile koruma sağlayacağı hipotezini desteklediğini rapor etmiş.

Gelecek çalışmalar , kapsül edildikten sonra immünolojik mekanizmanın ( diğer adı bağışıklık sisteminde savunma mekanizması ) korumasını tespit edecekmiş. ( Yani bağışıklık sisteminin nakile tepkisi nasıl olacak bu incelenecek. )

Anahtar Kelimeler :

Öglisemi : Normal kan şekeri yoğunluğunun olması durumu 

İmmünolojik : bağışıklık sisteminin fonksiyonuyla ve yapısıyla ilgili

Mekanizma : Karmaşık olarak düzenlenmiş organlardan ya da parçalardan oluşan bütün

Thymic Epitel Hücrelerin Enjeksiyonu Sonrası Etkisi Uzun Süren Nakil :

Pittsburgh’da Allegheny hücresel tedavi bilimleri enstitüsünden Araştırmacılar thymus hücrelerini adacık thymus nakil alıcısına enjekte etmenin naklin fonksiyonunu önemli derecede uzatabileceğini rapor etmiş. İşte detaylar.

Araştırmacıların dediğine göre ;

Adacık Naklini alacak hastalara başka birinden alınan thymus hücrelerini enjekte etmekle naklin fonksiyonu önemli derecede uzatılabilirmiş. 

Çalışma ile yakından alakalı olan Thymus Bezi ,T hücrelerinin meydana geldiği bir bezdir. Hatta T hücreleri isimlerini bu thymus bezinden alır.   Thymus Bezi , bağışıklığı düzenleme tedavileri ( bağışıklık tepkisini istenilen seviyeye getiren tedaviler ) ile çok alakalıdır.

Thymus bezi sternum’un arkasında olduğu için Klinik ortamda ulaşılması zor olabiliyor. Ancak Araştırmacılar,  sternum kemiğinin üst bölümünü (  iki göğsün arasında bulunan kemiktir.) kesmeden thymus bezine ulaşmaya olanak sağlayan yeni bir cerrahi prosedür geliştirmişler.

Çalışmanın yazarları bu prosedürün insanlarda yapılabilirliğini onaylamış. ( hayvanlarda dahil ).  Bu adacıklar diyabetli farelere nakledildikten sonra Araştırmacılar bu thymic hücrelerin ( thymus bezinde bulun hücreler ) enjeksiyonlarıyla bazı fareleri tedavi etmiş.ve kontrol grubun’a nazaran nakledilen adacıkların daha uzun hayatta kaldığını keşfetmişler.

Dediklerine göre :

Sonuçlar , thymic epitel hücrelerin naklinin , bağışıklık sisteminin tepkisiz kalmasını sağlamak için etkili bir yol olabileceğini belirtiyor.

Gelecek çalışmalarını takip ediyoruz. Bir gelişme olduğunda sizlerle paylaşacağız.

Önemli not : 

Yukarıda sizlere bu thymus bezinden bahsetmiştik. Bu T hücreleri thymus bezinde olgunlaşır. Görevlerinden bahsedecek olursak. vücudunuzda bir enfeksiyon olduğunda bu hücre onu tanır ( T hücresi ) ve müdahale eder. Ancak bir şekilde insülin üreten beta hücrelerine bakteri ve virüsmüş gibi saldırmaya başlar.

Geçtiğimiz haziran ayında düzenlenen ADA 2018’de Adacık naklinde yapılan en son araştırmalar adacık kapsülleme stratejileri , bir şekilde bağışıklık engelleyici ilaç ihtiyacını azaltacak ve de naklin etkililiğini , süresini artıracak diğer yöntemler üzerinde durmuş. 

Bu yazı Maria Muccioli Ph.D ‘ a aittir.

Kaynaklar :
Diabetesdaily
http://www.joslin.org/Autoimmunity-Why-Good-T-Cells-Go-Bad.html